8 kişilik aileden bir tek o Covid-19’a yakalandı!

Hülya Başel, aylarca koronavirüs aşısı olmamak için direndi. 6 çocuğu ve eşi her defasında Hülya Başel’i aşı olmaya ikna etmeye çalışsa da bu çabaları başarısızlıkla sonuçlandı. Yaklaşık bir ay önce halsizlik ve burun akıntısı şikayeti başlayan Başel, koronavirüs şüphesi ile hastaneye başvurdu. PCR testi pozitif çıkan talihsiz kadının akciğer tomografisinde de virüs bulgularına rastlandı.

Şikayetleri günden güne artan Başel, solunum sıkıntısı çektiği için yoğun bakım servisine alındı. 3 gün içinde entübe edilen ve toplamda 24 gün yoğun bakımda kalan Hülya Başel, zorlu tedavi sürecinin ardından odaya alındı. Halen solunum desteği ile tedavisi devam eden Başel, aşı karşıtlarına hasta yatağından seslendi.

“Aşı olmadığıma çok pişmanım” diyerek sözlerine başlayan Hülya Başel, yaşadığı zorlu süreci şu sözlerle anlattı: “Bütün ailem aşı oldu, ama ben aşı olmadım ve ‘asla olmayacağım’ diyordum. Sağdan soldan duyduklarımdan dolayı aşı olmak istemedim. Çocuklarım bana defalarca ‘anne lütfen aşı ol’ dediler. Eşim de çok söyledi ama ben aşı olmak istemedim. Bu yaşadıklarımdan sonra anladım ki kesinlikle aşı olmalıymışım. Çünkü çok zor şeyler yaşadım, günlerce yoğun bakımda kaldım. Bir damla suyun tadını dahi çok özlemiştim. Rahat bir şekilde nefes almak istiyordum. Herkes lütfen aşısını olsun. 6 çocuğum var ve hepsi çok şükür iyi, aşılarını oldukları için onlara koronavirüs geçmedi. Ben ise çok ama çok pişmanım. Lütfen herkes aşılarını olsun. Şükür ki şimdi çok iyiyim.”

Hülya Başel’in kızı Merve Başel de annesinin sosyal medya, kulaktan dolma bilgiler ve arkadaş çevresinden etkilenip aşı olmak istemediğini belirterek, “Annemde ilk belirtiler halsizlikle başladı. Grip belirtisi çok fazla yoktu, biraz öksürük yaşandı, sonrasında ateşlenme başladı. Bizim için hayati risk arttı. Hastaneye getirdik ve tomografide ciğerlerinde bulgulara rastlandı. Biz ailecek düzenli olarak koronavirüs aşılarını takip etmiştik. Babamız aşı olmamızı destekledi. Annem ise aşı olmama konusunda kararlıydı. Sosyal medya, kulaktan dolma bilgiler ve arkadaş çevresi nedeniyle aşı olmamaya karar verdi. Bunlardan çok etkilendi ve bizi dinlemedi. Hastalığa yakalandığında ise koronavirüse yakalandığını ve yaşadıklarını anlattık. Kendisi şaşıran gözlerle bize baktı. Çok zorlu bir süreçti ve bu yaşadıkları nedeniyle kendisi de çok pişman. Bunu yaşadıktan sonra insanlara aşı olmaları konusunda biz de destek olmaya başladık” ifadelerini kullandı.

Başel’in tedavisini gerçekleştiren Klinik Mikrobiyoloji vw Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Ağalar ise hastanın durumu hakkında şu bilgileri paylaştı: “Öksürük, yüksek ateş ve nefes darlığı şikayetiyle hastanemize başvurdu. Akciğerlerinde yaygın koronavirüs tutulumuna rastladık. Solunum zorluğu yaşıyordu. Yatışının 3’üncü gününde yoğun bakımda entübe olmak zorunda kaldı. 24 gündür yoğun bakımda tedavisi devam ediyordu. Tedavisi tamamlandıktan sonra odaya aldık ancak herkes bu kadar şanslı olmayabilir. O nedenle hepimizin aşı olması çok önemli. Aşı olmadığınızda hastalığı çok daha ağır geçirirken aşı olduğunuzda hastalanmıyor ya da bu hastalığı çok daha hafif geçiriyorsunuz. Hülya Hanım’ın oksijen desteğine devam ediyoruz. Bir müddet hastanede kalması gerekecek. Solunum faaliyetleri normale dönüp eski haline dönebilmesi uzun vakit alacak. Burada kaldığı süreç çok zor ve sonrasında da zorlu bir süreç olacak ama sağlığına kavuşması bizim için çok daha önemli.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir