Bunları biliyor musunuz?

Bunları biliyor musunuz?
Bunları biliyor musunuz?

YEŞİLÇAM SİNEMASI TABİRİNİN KAYNAĞI NEDİR?

Türk sineması, 1960’tan sonra büyümeye başlayınca yapım şirketleri, ofislerini İstanbul’un merkezi konumundaki Beyoğlu’nda açmaya başladı.
Bir süre sonra yapım şirketlerinin çoğunun ofisleri Yeşilçam Sokağı’nda olunca Türk sineması için ‘Yeşilçam’ tabiri kullanılmaya başlandı.

1973’te TV’nin yaygınlaşmasıyla zayıflayan Türk sineması, 1975’ten itibaren seks filmlerinin hegomanyasına girmesiyle Beyoğlu’ndaki birçok yapımcı, film çekemediği için sinema işinden uzaklaştı.

Yeşilçam Sokağı’ndaki yapımcı ofisleri de birer birer kapanınca ‘Yeşilçam’ tabirinin kullanımı 1980’den sonra tamamen bırakıldı.
Bu nedenle 1960 – 1980 arasındaki dönem; Yeşilçam, bu dönemde çekilen filmler ise Yeşilçam filmleri olarak tanımlanıyor. Bu dönemde 3.825 film çekildi.

Günümüzde ise yapım şirketlerinin ofisleri genel olarak Levent’te. ‘Yeşilçam Sineması’ndan yola çıkacak olursak günümüz Türk sineması, ‘Levent Sineması’ olarak tabir edilse yeridir.

HOLLYWOOD SİNEMANIN DEĞİL EMLAKÇILIĞIN MERKEZİYDİ

Hollywood denince aklımıza ne gelir?
Elbette ABD sineması.
Aslında başlangıçta öyle değildi.

Harvey Wilcox, 1887’de dönümüne 150 dolar vererek Kaliforniya’nın Cahuenga Vadisi’ni satın aldı. Eşi Daeida da vadiye hayaller ülkesi anlamına gelen ‘Hollywoodland’ adını verdi. Varisleri, vadiyi bir yerleşim merkezi haline getirmek için yürüttüğü reklam kampanyası çerçevesinde 1923’te Lee Dağı’nın güney yamacına 4 bin ampülün kullanıldığı devasa ‘Hollywoodland’ tabelasını diktirdi.
Reklam kampanyası ziyadesiyle başarılı olunca vadi evlerle dolmaya başladı.
Dönemin sinemacıları da evler almaya veya yaptırmaya başlayınca vadi zamanla sinemayla özdeşleşerek yıldız olma hayallerini gerçekleştirme merkezi haline dönüştü.

Ne var ki bazıları yıldız olma hayallerini gerçekleştiremedi. Onlardan biri de 24 yaşındaki Peg Entwistle adındaki oyuncuydu. Başrole yükselemeyen, kamera karşısına yan rollerde geçen Entwistle, 1932’de ’13 Kadın’ adlı filmin çekimlerinden sonra ailesine eczaneye gideceğini söyleyerek ayrıldığı evine bir daha dönmedi.

İki gün boyunca haber alınamayan Peg Entwistle’in cesedi Hollywoodland tabelasının H harfinin dibinde bulundu. Çantasından çıkan nottan anlaşıldığı kadarıyla Entwistle, H harfinin tepesine çıkarak kendini aşağıya bırakmıştı.
Gördüğü hasar üzerine Hollywood Ticaret Odası, tabelayı 1949’da onardı. Onarım sırasında da ‘Land’ kısmını atarak tabelayı Hollywood’a dönüştürdü.

HOLLYWOOD HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİREN İLK TÜRK

Hollywood hayalini gerçekleştiren ilk Türk oyuncu Muzaffer Tema oldu. 1959’da gittiği ABD’de ’12 to the Moon’da rol alan Tema, babasının rahatsızlığı nedeniyle Türkiye’ye dönmek zorunda kaldı.

Muzaffer Tema’nın yanı sıra başka Türk oyuncular da Hollywood’da şansını denedi.

Osman Soykut
The Hot Chick (2002)
The Net 2.0 (2005)
Jerome’un Planı (2006)
Art School Confidential (2007)
Wilde Salome (2011)
Leaves of the Tree (2015)
The Promise (2016)

Meltem Cumbul
A Beautiful Life (2008)
The Alphabet Killer (2008)

Saadet Işıl Aksoy
A Beautiful Life (2008)
The Rebound (2009)

Belçim Bilgin
Ports of Call (2015)
Backstabbing For Beginners (2018)

EN ÇOK EVLENEN ÜNLÜ KİMDİR?

Sinemanın menekşe gözlü yıldızı İngiliz Elizabeth Taylor, 7 farklı adamla nikah masasına 8 kez oturdu.
Elizabeth Taylor, Richard Burton ile iki kez evlendi.

Conrad Hilton Jr. (1950 – 1951)
Michael Wilding 1952 – 1957)
Mike Todd (1957 – 1958)
Eddie Fisher (1959 – 1964)
Richard Burton (1964 – 1974)
Richard Burton (1975 – 1976)
John Warner (1976 – 1982)
Larry Fortensky (1991 – 1996)

KADİR İNANIR, HÜLYA AVŞAR’IN HAYATINI KURTARDI

Yıl 1984…
Kadir İnanır, ‘Yabancı’ adlı filmde ‘İmrahorlu Kadir’i, Hülya Avşar ise ‘Hülya’yı canlandırıyordu.
Filmin bir sahnesinde ‘İmrahorlu Kadir’ ile ‘Hülya’, az önce evlendikleri nikah dairesinden çıkıp, el ele tutuşmuş, mutlu bir halde yeni hayatlarına doğru koşacaklardı.

‘İmrahorlu Kadir’in hasımları ise mutluluğa kurşun yağdırmak için pusu kurmuş bekliyordu.
Kurşunların isabet ettiği ‘Hülya’ kanlar içinde yere yığıldı.
Vurulma sahnesinde Hülya Avşar’ın karnındaki kırmızı boyanın olduğu torba, uzaktan kumandalı fünyeyle patlatılmıştı. 

O ana kadar Hülya Avşar’ın vurulma sahnesi gereği yere düştüğünü sanan Kadir İnanır, elinden tutup yerden kaldırmak için hamle yaptığında o korkunç manzarayla karşı karşıya kaldı.
Patlayıcılardan sorumlu görevli, barutu olması gerekenden fazla koyunca boya torbasıyla birlikte Hülya Avşar’ın karnı da yarıldı.
Kadir İnanır, önce Hülya Avşar’ın dışarı çıkan bağırsaklarını elleriyle karnından içeri sokup tampon yaptı. Zira İnanır, bağırsakların dışarıda olmasının ölüm riskini artıracağını biliyordu. Sonra da Avşar’ı kucakladığı gibi bir otomobile bindirip en yakın hastaneye götürdü.

Kadir İnanır, bağırsakların dışarıda kalmaması gerektiğini bilmeseydi doktorların ifadesine göre Hülya Avşar, hayatını kaybedecekti. Avşar, o kazadan yıllar sonra karnındaki dikiş izlerini yaptırdığı dövmeyle kapattı.

AZ KALSIN SADDAM HÜSEYİN’İN ASKERİ OLACAKTI

Selim Bayraktar’ın Köyceğizli babası Kerkük’teki bir petrol şirketinde çalışmak için Irak’a yerleşerek bir Türkmen ile evlendi.
1975’te doğan Selim Bayraktar’ın çocukluk yılları 8 yıl süren Irak – İran Savaşı’na denk geldi.
Bayraktar Ailesi, savaştan etkilenmeden yaşamını Irak’ta sürdürünce Türkiye’ye dönmeye gerek duymadı.
Ne var ki Selim Bayraktar, 13 yaşına geldiğinde ailede büyük kriz yaşandı.
Savaştan dolayı asker sayısının azalması nedeniyle Irak Ordusu, çocukları da askere almaya başladı.
Bir gün Saddam Hüseyin’in ziyaret ettiği ve başlarını okşayarak ‘Senden iyi asker olur’ dediği çocukların arasında Selim Bayraktar da vardı.

Selim Bayraktar’ın annesiyle babasına çocuklarının Cumhuriyet muhafızı olması yönünde baskı uygulandı.
Tek bir çareleri vardı, o da kaçmak.

Ne var ki savaş döneminde ülkeyi terk etmek öyle kolay değildi, Saddam Hüseyin, sınırları kapamış, kaçanların kurşuna dizilmeleri emrini vermişti.
Yakalanırlarsa kurşuna dizileceklerdi. Bayraktar Ailesi, yine de bu büyük riski göze alıp at sırtında dağları aşarak Türkiye sınırları içine girip yeni bir yaşama başladı.
Irak – İran Savaşı, Bayraktar Ailesi’nin Türkiye’ye kaçtığı 1988’de sona erdi.

EN ÇOK ALBÜMÜ KİMLER SATTI?

Müzik sektöründe dijitalleşme başlamadan önce şarkılar; plak, kaset, cd olarak albüm adı altında satılıyordu.
Türkiye’de kariyeri boyunca çıkardığı tüm albümlerin toplam satışları bazında rekor İbrahim Tatlıses’te bulunuyor.
Dijitalleşme döneminden önce albüm satışında ilk 5’e şu şarkıcılar girdi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*