Çanakkale’de Büyük Dolandırıcılık Olayı: Mağdur Sayısı 143’e Ulaştı

Çanakkale’de dolandırıcılık iddialarıyla gündeme gelen kuyumcu Hasan Turan (56) ve oğlu M.T., mağdurların sayısının artması üzerine yeniden savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Avukat Alper Yavuz Ajlan, toplamda 143 mağdurun bulunduğunu belirterek, “Bu olay sonucunda oluşan zararın 200-250 milyon TL arasında olduğunu biliyoruz. Bu rakam, sadece bireysel bir kayıp değil, toplumun güvenine vurulmuş ciddi bir darbedir” dedi.

Hasan Turan’ın, kar vaadiyle ve emanet altın ile para aldığı kişiler arasında ilk belirlemelere göre yaklaşık 30 kişi olduğu ifade ediliyor. Bu kişiler, 31 Aralık 2025 tarihinde durumu polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen güvenlik güçleri, Hasan Turan ile oğlu M.T.’yi ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçundan gözaltına aldı. Baba ve oğlu, 1 Ocak’ta çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldı; ancak serbest kaldıktan sonra kuyumcu dükkanlarını bir hafta boyunca açmadılar ve kayıplara karıştılar.

Mağdurlar, ikiliye ulaşamadıkları için tekrar savcılığa başvurdu. Polis, Hasan Turan ve M.T.’yi gözaltına alarak ifadelerine başvurdu. Adliyeye sevk edilen Hasan Turan tutuklanırken, oğlu M.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Avukat Ajlan, Çanakkale Adalet Sarayı önünde yaptığı basın açıklamasında, “Soruşturma dosyasındaki somut veriler, nitelikli dolandırıcılık soruşturmasında gelinen aşamayı ve mağduriyetin boyutlarını ortaya koymaktadır. Bir şüphelinin tutuklanması, suçun işlendiğine dair güçlü bir delil iken, diğer iki şüphelinin serbest kalması kabul edilemez” diye konuştu.

Ajlan, dosyada mağdur sayısının 143’e ulaştığını vurgulayarak, “Henüz adli mercilere başvurmayan birçok mağdur daha vardır. Bu durum, toplumsal güven açısından son derece kaygı vericidir. Serbest kalan şüphelilerin, mağdurların varlıklarını yurt dışına kaçırma ve ülkeden ayrılma planları yaptığı düşünülmektedir. Her geçen dakika, adaletin elinden kaçma fırsatıdır. Şüphelilerin serbestliği, dijital delillere müdahale etme, gizli tanıklara baskı yapma ve soruşturmayı olumsuz etkileyecek delilleri yok etme riskini artırmaktadır. Tüm sorumluların mal varlıklarına derhal ihtiyati tedbirler konulmalı ve adalet herkese eşit şekilde sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Related Posts