Gençler iş değil işveren seçiyor

İşsizlik dünyanın her yerinde sorun olmaya devam ederken, bir yandan da istifa depremi yaşanıyor. ABD’de her ay çalışanların yüzde 4’ü, Almanya’da yüzde 6’sı ve İngiltere’de yüzde 5’i istifa ediyor. Ülkemizde bu oranın yüzde 10’larda olduğunu tahmin ediliyor. İstifa edenlerin yüzde 40’ı yeni bir iş bulmadan istifa ediyor. İşverenlerin ‘işsizlik yok, iş beğenmeme var’, çalışanların ise ‘köle arıyorlar’ dediği bu ortamda iki tarafı buluşturan 24 Saatte İş platformu bu durumun nedenlerini inceledi.

AYNI GÜN BİLE

24 Saatte İş’in kurucu ortaklarından Gizem Yasa, pandemi sürecinin yıllardır süregelen bir eğilimi net bir şekilde gözler önüne serdiğini belirterek, “İstifa oranları ve sirkülasyon son 40 yıldır durmaksızın artıyor. 1960’larda işe başlayan bir kişi aynı işten emekli olurken bugün işe başlayan bir kişinin aynı gün bile işten çıktığı oluyor. Önümüzdeki dönemde sirkülasyonun artmaya devam edeceğini ve çalıştıracak eleman bulmanın zorlaşacağını öngörüyoruz” diye konuştu.

ADAYLARIN DÖRTTE ÜÇÜ RANDEVUYA GİTMİYOR

24 Saatte İş platformu üzerinden ilan açan işverenlere gelen 100 başvurunun 60’ı uygun olmadığı için eleniyor.

Uygun olan 40 kişiden 20’si atılan mesajlara geri dönmüyor ve aramalara cevap vermiyor. Kalan 20 kişi iş görüşmesine davet ediliyor. 15 tanesi randevusuna gitmiyor.

Randevusuna giden 5 kişiden 3’üne teklif veriliyor. 2’si teklifi kabul ediyor ama sadece biri kalıcı olarak işe başlıyor.

Diğer kişi ya başladığı gün bırakıyor ya da başlamadan vazgeçiyor. Gizem Yasa, bu verilere yönelik “İşverenlerin yaşadıkları gerçeklik bu olunca onlar da ister istemez ‘gençler iş beğenmiyor’ diyorlar” yorumunu yaptı.

ARTIK ŞİRKETLER REKABET EDECEK

Ofis işleri, sağlık sektörü, medya veya şoförlüğün her zaman talep gören işler olduğu için adayların bu ilanlara hep ilgi gösterdiğini anlatan Yasa, şunları söyledi: “Fakat daha geleneksel servis sektöründe (yeme-içme, perakende vb.) bir değişim rüzgarı var. Bu sektörler artık işveren piyasası değil, işçi piyasasına dönmüş durumda. Adayların şirket için değil, şirketlerin aday için rekabet etmesi gerekiyor. Adayları ücretle etkilemek eskisi kadar kolay değil. Artık adaylar esnekliğe, çalışma ortamına, birlikte çalışacakları kişilere önem veriyor.”

‘BİRİ GİDER BİRİ GELİR’ DÖNEMİ BİTTİ

Gençleri iş piyasasına kazandırmak için onları daha iyi anlamak ve buna göre yatırım yapmak gerektiğini ifade eden Yasa, şöyle konuştu:

“Bugün asgari ücretle işe başlayan bir gencin hiçbir masrafı olmasa bile ev almak için 17 yıl aralıksız çalışması gerekiyor. Bir otomobil alması için 11 yıl çalışması gerekiyor. Patronculuk oynayarak, ‘iş beğenmiyorlar’ diye şikayet ederek gençleri iş piyasasına tekrar kavuşturamayız. Bunun için onları daha iyi anlamaya çalışmak ve yatırım yapmak gerekiyor. Bu işverenin kendisi için de önemli. Başarılı tüm şirketlerin kemikleşmiş bir kadrosu olduğunu görüyoruz. Bu yüzden şirketlerin ‘biri gider, diğeri gelir’ şeklinde değil çalışanlarına özel hissettirmeleri gerekiyor.